Kulüpler yaz ve kış tatillerini, milli takımlar ise ulusal maç aralarını özel maçlarla değerlendirirler. O maçlar, çoğunlukla her hangi bir rekabet taşımadığı için ilgi görmezler. Ancak istisnalar hariç... Türk futbolunda da bazen öyle özel maçlar oynandı ki hikayeleriyle gerçek anlamda "özellerdi".
Ferenc Puşkaş’lı Macaristan’ı yenen milli takımımızın zaferi, Diego Armando Maradona’nın İstanbul’a ayak basışı, Elvir Baliç’in “sevinmeme” ritüelini başlatması… Unutulmaz anlara tanıklık ettiğimiz Türk futbolunun en iyi 6 özel maçını hatırlayalım.
Beşiktaş – ABD All Star (1950)
Beşiktaş, o dönemde Amerika’daki bir futbol turnuvasına katılıyordu. Amerika da futbol atılımlarını hızlandırmış ve II. Dünya Savaşı sonrasında ağırlık verdiği sporlara futbolu da eklemişti. O turnuvada fırtına gibi esip kupayı kaldıran Beşiktaş, All Star adıyla aynı turnuvaya katılan ABD milli takımıyla karşı karşıya gelmiş ve maçı 5-0 kazanmıştı. Gollerden biri de efsane başkan Süleyman Seba’ya aitti. O ABD takımının aslında ne denli güçlü bir ekip olduğu, 1950 Dünya Kupası’ndaki başarısı hatta İngiltere gibi bir ülkeyi yenmesiyle daha da ortaya çıkıyordu. Takımın o günkü kaptanı James Montagu, yıllar sonra yazdığı kitapta bu maça da yer veriyordu: “1950'de İstanbul takımı Beşiktaş’la St. Louis'te oynadık. Bizi 5-0’lık skorla fena yendiler!”
Türkiye – Macaristan (1956)
Futbol söz konusu olduğunda Macaristan pek öne çıkan bir ülke değil günümüzde, ancak bundan yaklaşık 60 yıl önce durum çok farklıydı. Macaristan o zamanlar Almanya’ya 8 atan, İngiltere’ye 6 gol atarak Wembley’deki ilk mağlubiyetleri tattıran bir takımdı. Ayrıca, Ferenc Puşkaş gibi bir ikona da sahiplerdi. Türkiye, böyle bir rakibe karşı o zamanki adıyla Mithat Paşa Stadı’nda 3-1’lik skorla galip geliyor, gollerin ikisini Lefter, birini ise o dönemin wonderkid golcüsü Metin Oktay atıyordu. Bu zafer, modern futbola ayak uydurmaya başladığımız ‘90’lara kadar yaşanmış en büyük futbol zaferiydi. Yukarıdaki videoda o efsane maça dair görünler var.
Galatasaray – Sevilla (1993)
"Maraba Televole!"Şayet ‘90’ları ucunda bile yakaladıysan bu repliği kesin hatırlıyorsundur. Evet, yıllarca jeneriklerden düşmeyen replik, İstanbul’da Galatasaray ile Sevilla arasında oynanan özel maç için ülkemize ayak basan Maradona’ya aitti. Belki hala Lionel Messi’yi bir Türk takımına karşı izlemedik ama Maradona’yı seyretme şansını yakalamıştık. Efsanenin o dönemde kiloları biraz daha belirginleşmiş, kariyeri ciddi anlamda düşüşe geçmişti. Yine de topu ayağına her alışında "Ben Maradonayım!" diyordu. 1-1 biten maçın görüntüleri hemen üstteki videoda.
Fenerbahçe – Real Madrid (1999)
Elvir Baliç 1999 yılında Türkiye’de transfer rekoru kırarak 19.2 milyon Dolar karşılığında Real Madrid’e geçiyordu. Ayrıca anlaşmada bir madde daha yazılıydı, aynı yıl Kadıköy’de Fenerbahçe ve Real Madrid arasında bir özel maç yapılacaktı. Ülke futbolu için oldukça değerli bir andı. O karşılaşmada Baliç, Real Madrid formasıyla ilk golünü Fenerbahçe’ye atıyor ve o zamanlar çok moda olmayan, belki de ilk kez göreceğimiz bir şey yapıyordu: Atılan gole sevinmemek, hatta üzülmek (üstteki video). Aynı maçta, o günün genç forveti Samuel Eto’o da Real Madrid adına bir gol atmıştı.
Beşiktaş – Milan (2001)
Şüphesiz bu topraklarda gerçekleşmiş en gösterişli jübile maçı. Yıllarca giydiği Beşiktaş formasıyla 2001 yılında emekliye ayrılan Şifo Mehmet, o yaz jübilesini bir dünya devi karşısında yapıyordu. O günlerde Milan’ı çalıştıran Fatih Terim, Şifo Mehmet’in dileğini yerine getirdi ve Beşiktaş özel maçta İtalyan kulüple karşı karşıya geldi. Shevchenko’nun "Türk takımlarına gol atma" mesaisini sürdürdüğü maçta Beşiktaş, Baya ve Nihat’ın golleriyle 2-1 kazanmıştı. Ancak asıl akılda kalan sahneler, ilk yarının son düdüğüyle birlikte Şifo Mehmet’e yapılan veda gösterisiydi. Hemen yukarıdaki videoda o günü hatırlayabiliriz.
Kocaelispor – Arsenal (2001)
“Kocaelispor, Arsenal’i Topa Tuttu!” Kocaelispor’un Topçular lakaplı Arsenal’i 4-1’le devirdiği özel maçtan sonra gazete manşetleri böyleydi. Üstelik o maçta Wenger, Körfez ekibini hiç de hafife almamıştı; David Seaman, Lee Dixon, Martin Keown, Patrick Vieira, Robert Pires, Dennis Bergkamp, Tony Adams, Ray Parlour, Ashley Cole gibi yıldızlar sahadaydı. Buna rağmen 2 golle Lazarov’un yıldızlaştığı maçta Hikmet Karaman’ın Kocaelispor’u 4 - 1 gibi sansasyonel bir skora imza attı. O gün, bugündür İngilizlerin yayın organlarında yapılan “İngiliz takımlarının yaşadığı en büyük felaketler" başlıklı listelerde bu maç yer buluyor.
Hemen aşağıdaki futbol listeleri, hikayeleri de ilgini çekebilir!