Ufuk Bayraktar (Ufo361)
© Marius Sperlich
MÜZİK

Hip Hop Fenomeni Ufo361'i Yakından Tanıyoruz

Trap ve cloud rap, bugünler rap sahnesinde önemli yer tutuyor. Bu akımın Almanya’daki en önemli temsilcilerinden ve Ufo361 adıyla bildiğimiz Ufuk Bayraktar’ı yakından tanıyoruz.
Yazar: Carlos Steurer
3 dakikalık okumaPublished on
2015 yılında Rap City Berlin bir dönüşüm sürecindeydi. En başarılı sanatçılar çoktan toplumun içinde ve radyoda popülerleşmeye devam ediyor (Sido) ya da eski günlerini hatırlıyorlardı (Bushido), Rap Am Mittwoch (Çarşamba Günü Rap) gibi battle yarışmaları bir hayli bilinirliğe kavuştu. Browser pencerelerinde yeni bir yeraltı kendine yol açıyordu. Gazeteciler tarafından genel bakışla cloud rap olarak özetlenen kendin yap (DIY) hareketi ile birlikte sosyal medya stratejisi, trash faktörü, reklam sloganları ve anlamsız doğaçlamalar değer kazanıyordu. Oyunu lehine çevirmeyi başaranlardan birisi de Ufo361 takma adlı Ufuk Bayraktar oldu.
Girişte tanımlanan senaryo ile birlikte 19 Eylül’de “Ich bin ein Berliner”e hazırlanan video internete sürüldü. Ufo 361 – öncesinde incili perukla seksenlerin funk türünü kullanan, grafiti yapan ve kendisini daha yeni yeni kenar mahalle zengini takımından soyutlayan bir rapçi, Alman rapini ters yüz ediyordu. Money Boy sonrası ironik dönemde – Haftbefehl’in de erişimi ve 187 Strassenbande’nin Berlin konseri esnasında konuk olmasının da yardımıyla – meteor gibi bir etki yarattı ve viral oldu. Klip bir paralel dünyayı gösteriyor: kar maskeleri, tüfekler ve gece satışı noktaları; yani hiçbir seyahat danışmanınca tavsiye edilmeyen Batı Berlin Yeraltısı. Bölünmüş bir git gel akışıyla o zaman 27 yaşında olan bu kişinin sözleri olay yarattı.
Daha buradaki ses manzarası Atlanta’daki auto-tune estetiğine bakmazken, Ufuk Bayraktar, kendisini Chicagolu Chief Keef’in ağır talim dramına göre sahneye attı ve Broke Boys yapım ekibinin çarpık 808leriyle Amerikan trapini Almanya’ya getirdi; yani organize suçun başkentine. O zamana kadar Migos akımı altındaki yeni kafiye desenlerini teknik olarak daha tecrübeli bir şekilde kullanan Megaloh (“Wissen Bescheid”), Casper (“B.M.F. Freestyle”) ya da Shindy (“N.W.A”) gibi az sayıda rapçinin trap taslakları bulunuyordu. Fakat hiçbir Berlinli o çokça beklenen his olan kabalaşmayı, Kreuzbergli Ufo361 kadar otantik ve heyecanlı bir şekilde yansıtmayı başaramadı. YouTube gençliği bu farklı şekildeki odak tanımlamasını aile evinde isyana neden olarak algıladı. Capital Bra, Gringo gibi gangsta rapçiler ve Fler’in paralel trap transformasyonu için bu mikro milliyetçi övgü yön vermiş oldu.
Böylelikle Ufo361 sadece streaming çağında sokak trapi için bir ozalit oluşturmadı, kendisini de yeniden yarattı. “Ich bin ein Berliner” tamamen yenilenmiş, ikinci bir kariyerin başlangıç atışı olarak geçiyor. Şarkı aynı zamanda, kendisini önemli bir popülerlik kazandıran kaydına da adını verdi.
Ufo’dan daha hızlı yükselen de onun influencer takipçi sayısı. Kendinden geçmişçesine sonraki üç yıl içinde 5 albüm daha çıkardı, YouTube rekorları kırdı ve Alman rapinin diskoteklerde çalınmasında büyük payı oldu. Avrupa’da başka hiçbir rapçi Ufo361 kadar hızlı ve kararlı bir şekilde yükselmedi, büyük stilistik değişimi ve ticari zirvesinin öncesindeki alt kültürü ileriye taşımadı. Rapçi memleketini rapi yeniden yöneten şehir haline getirdi, adeta Berlin’i Hip-Hop başkenti yaptı.